Edit

Uzman kadromuzla tüm problemlerinizde yanınızdayız.

 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE SENDİKANIN YETKİ BELGESİNİN DÜŞMESİ, HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE MAHKEME SÜRECİ NASIL İŞLER?

Üyesi olan işçilerin sendikal faaliyetlerini yürütmek isteyen Sendikalar ile İşverenler arasında sıklıkla hukuki ve mali uyuşmazlıklar meydana gelmekte olup Yalçın Hukuk Ofisimizde hem Sendikaların yetki belgesine ilişkin İşveren itirazları süreci, dava süreçleri ve toplu iş sözleşmesine ilişkin süreçlerin hukuki takibi yapılmaktadır. Bir önceki yazımızda hukuki dayanakları ile birlikte toplu iş sözleşmesi sürecinde sendika yetkisi ve yetkiye ilişkin hukuki itirazlara yer vermiştik. Bu yazımızda ise yetki belgesi tanımlanacak ve hukuki itirazlar çerçevesinde yetki belgesinin hükümsüz kalma sürecine dair bilgi verilecektir:

 

  1. Yetki Belgesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği

Sendika Yetki belgesi, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamında bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisinin bir işçi sendikasına ait olduğunu gösteren resmî belgedir. Bu belge, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenir ve belirli prosedürlerin tamamlanması neticesinde sendikaya verilir. Yetki belgesi, sendikanın o işyerinde veya işyerleri topluluğunda yeterli çoğunluğu sağladığının ve mevzuata uygun şekilde başvurduğunun tespit edilmesiyle doğar.

 

Yetki belgesi, kamu gücünü temsil eden idari bir işlem niteliği taşısa da bu işlem sendikaya belirli haklar tanıdığı ve hukuki sonuçlar doğurduğu için özel hukukla yakından ilişkilidir. Bu yönüyle, yetki belgesinin geçerliliği, şekli ve içeriği hem idare hukuku hem de iş hukuku bakımından önem arz etmektedir. Yetki belgesi, salt bir tespit belgesi olmayıp aynı zamanda bir hak doğuran işlem niteliği de taşır.

 

Yetki belgesi Sendikaya mutlak ve değişmez bir hak sağlamaz. Zira bazı hukuki ya da fiili durumlar, bu belgenin düşmesine ya da hükümsüz hale gelmesine neden olabilir. Bu durumlar hem sendika özgürlüğünün korunması hem de toplu iş ilişkilerinin hukuk güvenliği bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.

 

  1. Yetki Belgesinin Düşmesi ve Hükümsüz Kalması

Yetki belgesinin düşmesi, belgenin varlığını hukuken devam ettirecek koşulların ortadan kalkması durumunda ortaya çıkar. En yaygın düşme nedeni, toplu iş sözleşmesi sürecinde arabuluculuk ve grev aşamalarına geçilememesi veya kanunda öngörülen sürelerin geçirilmesidir. Özellikle, 6356 sayılı Kanun’un 43 ve devamı maddelerinde yer alan sürelere riayet edilmemesi, yetki belgesinin geçerliliğini ortadan kaldırır.

 

Bir diğer düşme nedeni, işyerinin niteliğinde meydana gelen değişikliklerdir. Örneğin işyerinin kapatılması, faaliyetinin sona ermesi veya NACE kodunun değişmesi durumunda sendikanın artık o işkolunda faaliyet gösteremeyecek hale gelmesi halinde yetki belgesi kendiliğinden düşer. Bu durumda Bakanlık, re’sen işlem yapabileceği gibi işveren veya ilgili sendikanın talebiyle de süreci başlatabilir.

 

Bir diğer sebep; yetki belgesine karşı süresi içinde açılan bir itiraz davasının kabul edilmesi halinde, mahkeme kararıyla belgenin iptali gündeme gelebilir. Bu iptal kararı kesinleştiğinde, yetki belgesi geriye etkili olarak düşmüş sayılır ve bu durum sendikanın toplu sözleşme yapma hakkını ortadan kaldırır.

 

  1. Yetki Belgesinin Mahkeme Kararları ile Düşmesi

Yetki belgesinin hükümsüzlüğü, hukuka aykırı şekilde verilmiş bir belgenin baştan itibaren geçersiz kabul edilmesi durumudur. Buradaki fark, düşme durumunda daha çok sonradan gelişen olaylar etkili olurken, hükümsüzlük halinde belge baştan itibaren yasal dayanaktan yoksundur. Örneğin, sendika aslında gerekli çoğunluğu sağlamamışken yapılan başvuru sonucu belge verilmişse, bu belge hükümsüzdür.

 

Mahkemeler, işverenin ya da diğer işçi sendikalarının yetki belgesine itirazı üzerine bu belgelerin geçerliliğini inceleyebilir. 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca, bu itiraz üzerine iş mahkemesinde açılan dava neticesinde, belgeye dayanak olan çoğunluk tespiti veya NACE kodu gibi unsurların hukuka uygunluğu değerlendirilir. Bu tür davalarda çoğunlukla bilirkişi incelemesi yapılır.

 

Eğer mahkeme, sendikanın yeterli çoğunluğa sahip olmadığını veya başvurunun usulüne uygun yapılmadığını tespit ederse, verdiği iptal kararıyla belgeyi hükümsüz kılar. Hükümsüzlük kararı, belge verilmiş olsa dahi bunun sendikaya herhangi bir toplu sözleşme yetkisi sağlamadığını ifade eder.

 

 

 

  1. Mahkeme Süreçleri ve Usuli Yükümlülükler

Yetki belgesine karşı itiraz süreci, 6356 sayılı Kanun’un 43. maddesinde detaylı şekilde düzenlenmiştir. İşverenin veya ilgili sendikanın, Bakanlıkça ilan edilen yetki tespitine karşı 6 işgünü içinde itiraz davası açma hakkı vardır. İtiraz için açılan dava ile birlikte görevli makam olarak tayin edilen Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur. Bu süre zarfında görevli makama başvuruyla birlikte itiraz edilmemesi halinde, yetki kesinleşir.

 

Yapılan itiraz üzerine Mahkeme tarafından dosya üzerinden 6 iş günü içerisinde karar verilebileceği gibi duruşma günü tayin edilerek yargılama yapılabilir. Yargılama yapılmasına karar verilmesi halinde dava dosyasına gerekli bilgi ve belgeler kazandırılır. Mahkemece gerekli görülmesi halinde inceleme yapılması için bilirkişi atanır ve çoğunluk tespitinin hukuki dayanakları, çalışan listeleri, SGK kayıtları ve işyeri sicilleri incelenir. Bilirkişi raporu doğrultusunda mahkeme kararını verir. Bu süreçte tarafların iddialarını belgeyle ispatlaması zorunludur. Aksi takdirde dava retle sonuçlanabilir veya belge geçerli kabul edilir.